Merhaba dünya!
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
Herkeste @hotmail.com uzantılı mail warken siz sıradışı olun sizin mailiniz “@hotmail.it, @hotmail.fr, @hotmail.co.uk, @hotmail.de, @hotmail.co.jp” olsun
——————————————————————————–
@webarsiv.com almak için
https://www.domains.live.com/members/signup.aspx?domain=webarsiv.com
Detaylı bilgi almak için http://www.webarsiv.com/sizinde-isminiz-webarsiv-com-mail-ve-msn-hesabiniz-olsun-t7278.html tıklayın
——————————————————————————–
@msn.com almak için
https://accountservices.passport.net/reg.srf?ct=1013041196&mn=&tw=20&ru=http://mail.msn.hotmail.msn.com/cgi-bin/sbox%3Fjs%3Dyes&ns=&kpp=2&js=yes&cbid=2&id=963&svc=mail&ts=-11&cb=_lang%3dTR&ppHttp=0&sl=1&vv=450&lc=1055″]https://accountservices.passport.net/reg.srf?ct=1013041196&mn=&tw=20&ru=http://mail.msn.hotmail.msn.com/cgi-bin/sbox%3Fjs%3Dyes&ns=&kpp=2&js=yes&cbid=2&id=963&svc=mail&ts=-11&cb=_lang%3dTR&ppHttp=0&sl=1&vv=450&lc=1055
——————————————————————————–
@live.com almak için
1-) Bu sayfaya gidiniz: http://get.live.com/getlive/overview
2-) Açılan sayfadaki ‘Kaydol’ bağlantısına tıklayınız. (Sağ üst köşede ‘Oturumu Kapat’ bağlantısı varsa, önce bu bağlantıya ardından da tekrar birinci adımdaki bağlantıya tıklayınız)
3-) Web tarayıcınızın adres satırına aşağıdaki kodu kopyalayıp yapıştırdıktan sonra enter tuşuna basınız:
Kod (fare ile kodu seçin, sağ tıklayın ve ‘Kopyala’ seçeneğini kullanın (:
———————————————————————————–
@hotmail.it almak için
https://accountservices.passport.net/reg.srf?ppHttp=1&sl=1&id=2&rollrs=11&lc=1040&ns=hotmail.com&vv=30
Şehir=Roma
Posta Kodu=00187
——————————————————————————–
@hotmail.fr almak için
https://accountservices.passport.net/reg.srf?id=2&vv=30&sl=1&lc=1036
Saat Dilimi=Paris
Posta Kodu=71000
——————————————————————————–
@hotmail.co.uk almak için
https://accountservices.passport.net/reg.srf?id=2&sl=1&lc=2057
Constituent Country=England
Posta Kodu=EH12 5AU
——————————————————————————–
@hotmail.de almak için
https://accountservices.passport.net/reg.srf?id=2&vv=30&sl=1&lc=1031
postleitzahl (posta kodu)=03150
Zeitzone (Saat diliminden)= berlin i seçin
——————————————————————————–
@hotmail.co.jp Almak İçin
https://accountservices.passport.net/reg.srf?id=2&vv=30&sl=1&lc=1041
Şehir = Baştan 1. sıradaki
Posta Kodu = 530-0001
——————————————————————————–
Yukarıdakilerden herhangi birinden mail aldığınızda, mailiniz o ülkenin dilinde olur (italyanca, almanca, fransızca veya ingilizce) olur Mailinizi ufak bir oynama ile türkçe yapabilirsiniz, [url]www.hotmail.com’a[/url] normal olarak giriş yapınız ve aşağıdaki linki kopyalayıp adres çubuğuna yapıştırın enter’a basın sonra kullanım koşulları gibi bişi çıkar kabul ediyorum diyin açılacak olan sayfada hotmail.com un ücretsiz hizmeti gibi gözüken fakat hotmail.com un almış olduğu reklamlardır, hiç birini seçmeyin sayfada en aşağıda devam et war tıklayın ve artık mailiniz türkçe… hayırlı olsun…
bu da bir dieri güle güle kullanın
Amaç: PHP ile sitemap.xml dosyasımızın içini otomatik olarak güncelleme.
Yöntem: .htaccess dosyamızda xml uzantılarında php taglarının çalışmasınıayarlayacağız. Daha sonra xml dosyasının içine php kodlarımızıyazacağız.
Bu kodu .htaccess dosyamızın içine ekleyelim
Kod:
AddType application/x-httpd-php .php .xml
Bu da sitemap.xml dosyamızın içeriği olsun
Kod:
——–PHP KOD BAŞLANDICI———-
$host = "localhost"; // Veritabanı Sunucusu
$mysqladi = "root"; // Veritabanı Yetkili Adı
$mysqlsifre =""; // Veritabanı Yetkili Şifresi
$db = "phpxml"; // Veritabanı Adı
mysql_connect ($host, $mysqladi, $mysqlsifre) or die ("VT Bağlantısı Yok");
mysql_select_db ($db) or die ("Veritabanına Bağlanılamadı");
header('Content-type: text/xml;charset=UTF-8');
$xml = "“.”\n”.”
$urunsayfasi=”http://www.domain.com/urunler.php?id=”;
$sorgu=mysql_query(”Select id from urunler”);
while($xmlsorgu=mysql_fetch_array($sorgu)){
$xml .= “\t”.”
}
$xml.=”
echo $xml;
?>
——PHP KOD BİTİŞİ——-
Bu XML site haritasında veritabanı bilgilerini değiştirmelisiniz. Ayrıca veritabanından çektiğiniz bilgileri kendinize göre düzenleyin. İsterseniz öncelik ve değişim değerlerini ekleyebilirsiniz.
Saygılarımla,
Not: Bu yazıyı kendi sitemde yazdım.
Kaynak: http://yeniurl.com/1i3e79
Apache Güvenliği 10 Öneri
Peter Freitag’in apache konfigürasyonunda yapılacak bazı düzenlemeler hakkındaki, Apache Security kitabından da alıntılar içeren önerileri.
Not: Önerilerin bir garantisi yoktur. Sunucunuzu daha sıkı yapacaktır fakat bütün önerileri yaptıktan sonra sunucunuz %100 güvenli olacak diye bir garanti yok. Ayrıca önerilerin bazıları sizin ortamınızda performansı düşürebilir veya problemlere yol açabilir. Önerilen değişikliklerin ortamınıza uyup uymayacağına karar vermek size kalıyor.
1) İlk olarak en son yamaları geçtiğinize emin olun
Eğer kapınız açık ise pencerelere kilit koymanın bir mantığı yoktur. Aynı şekilde, eğer gerekli yamaları kurmadıysanız, diğer önerilere yamaları geçtikten sonra bakın.
2) Apache sürüm numarasını ve diğer bilgileri gizleyin
Varsayılan olarak, bütün Apache kurulumları bütün dünyaya hangi Apache sürümünü, işletim sistemini çalıştırdığınızı ve hatta hangi Apache modüllerinin sunucuda kurulu olduğunu söyleyecektir. Saldırganlar bu bilgileri kullanırlar. Ayrıca varsayılan ayarları ellemediğinizi belirten bir mesaj da verilmiş olur.
httpd.conf dosyasında aşağıdaki iki direktifi vermeniz gerekiyor:
ServerSignature Off
ServerTokens Prod
ServerSignature direktifi 404 sayfaları, klasör listeleri gibi apache tarafından yaratılan sayfaların en altında bilgilerin görüntülenmesi ile ilgilidir.
ServerTokens direktifi ise Apache’nin HTTP cevap başlığında Server kısmına ne yazacağını belirler. Bunu Prod’a set ederek HTTP cevabında aşağıdaki şekilde cevap verdirmek mümkün:
Server: Apache
Eğer fazla paranoyaksanız bunu da kaynak kodunda değişiklik yaparak veya mod_security kullanarak (aşağıda anlatılıyor) değiştirebilirsiniz.
3) Apache’yi kendi kullanıcı hesabı ve grubunda çalıştırın
Çeşitli apache kurulumları nobody kullanıcı hesabı ile çalışır. Eğer hem Apache hem de Eposta sunucunuzun da nobody kullanıcı hesabı ile çalıştırıldığını varsayarsak, Apache’ye yapılan başarılı bir saldırı sonrası eposta sunucusunun da ele geçirilmesi veya bunun tersi mümkün olabilir.
User apache
Group apache
4) Web klasörünün dışındaki dosyalara erişimi engelleyin
Apache’nin web ana klasörü dışındaki dosyalara erişimini istemeyiz. Bütün web sitelerinizin aynı klasör altında olduğunu varsayarsak (örnekte /web olarak geçiyor) aşağıdaki gibi bir ayar yapmalısınız:
Order Deny,Allow
Deny from all
Options None
AllowOverride None
Order Allow,Deny
Allow from all
Not: Options None ve AllowOverride None set ettiğimiz için bu sunucunun tüm override işlemlerini kapatacaktır. Bu sebeple Option veya Override gerektiren her bir klasör için elle ekleme yapmanız gerekir.
5) Klasör içeriği görüntülemeyi kapatın
Bunu bir Directory tag’i içerisinde Options ile yapabilirsiniz. Options’ı None veya -Indexes olarak set edin:
Options -Indexes
6) Sunucu tarafı dahil etmeleri (server side include) kapatın
Bu da Directory tag’i içerisinde Options ile yapılıyor. Options’ı None veya -Includes olacak şekilde ayarlayın:
Options -Includes
7) CGI çalıştırmayı kapatın
Eğer CGI kullanmıyorsanız Directory tag’i içerisinde Options’da set ederek kapatın. Options’ı None veya -ExecCGI olarak set edin:
Options -ExecCGI
Apache’nin sembolik link’leri takip etmesine izin vermeyin
Bu da Directory tag’i içerisinde Options ile yapılıyor. Options’ı None veya -FollowSymLinks olacak şekilde ayarlayın:
Options -FollowSymLinks
9) Bütün Options özelliklerinin kapatılması
Bütün Options’ları kapatmak istiyorsanız,
Options None
olarak set edin. Birden fazla özellik kapatmak isterseniz aynı satır içerisinde boşluk vererek belirtin:
Options -ExecCGI -FollowSymLinks -Indexes
10) .htaccess dosyaları için desteğin kaldırılması
Bu Directory tag’i içerisinde AllowOverride direktifi ile yapılıyor. None olacak şekilde ayarlayın:
AllowOverride None
Eğer Overrides’a ihtiyacınız varsa indirilemediklerinden (download) ve/veya isimlerini .htaccess’den başka bir şeye değiştirin. Örneğin .httpdoverride olarak değiştirelim ve .ht ile başlayan bütün dosyaların indirilmesini engelleyelim:
AccessFileName .httpdoverride
Order allow,deny
Deny from all
Satisfy All
11) mod_security çalıştırın
mod_security, Apache Security kitabının da yazarı olan Ivan Ristic tarafından hazırlanmış yararlı bir Apache modülüdür.
mod_security ile aşağıdakileri yapabilirsiniz:
* Basit filtreleme
* Regular Expression tabanlı filtreleme
* URL kodlama kontrolü
* Unicode kodlama kontrolü
* Denetim (Auditing)
* Null byte saldırısı önleme
* Upload hafıza sınırları
* Sunucu kimliği maskeleme
* Dahili chroot desteği
* ve dahası
12) Gereksiz modülleri kapatın
Apache tipik olarak çeşitli modüllerle birlikte kurulmaktadır. Apache modül dokümantasyonuna göz atarak hangi modülün ne yaptığını öğrenin. Aktif durumda olan bazı modüllere ihtiyacınız olmayabilir.
httpd.conf dosyasında LoadModüle içeren satırlara bakın. Bir modülü devre dışı bırakmak için basitçe satırın başına bir # işareti koyun (comment out). Modülleri aratmak için
grep LoadModule httpd.conf
komutunu çalıştırın.
Genelde aktif olan fakat ihtiyaç duyulmayan modüllere örnek olarak,
mod_imap, mod_include, mod_info, mod_userdir, mod_status, mod_cgi, mod_autoindex
verilebilir.
13) Apache’nin konfigürasyon ve çalıştırılabilir dosyalarına sadece root’un okuma izni olsun
Eğer Apache kurulumunuzun /usr/local/apache olduğunu varsayarsak:
chown -R root:root /usr/local/apache
chmod -R o-rwx /usr/local/apache
14) Timeout değerini düşürün
Timeout (zaman aşımı) süresi varsayılan olarak 300 saniyeye ayarlıdır. Servis kullanımı engelleme saldırılarının (DoS) potansiyel etkilerini azaltmak için bunu düşürebilirsiniz:
Timeout 45
15) Büyük boyutlu isteklerin sınırlanması
Apache bir http isteğinin boyutunu sınırlamanıza izin veren çeşitli direktifler sunar. Bu özellik de servis kullanımı engelleme saldırılarının etkilerini azaltmak için kullanılabilir.
Başlangıç olarak LimitRequestBody direktifi kullanılabilir. Bu direktif varsayılan olarak unlimited/sınırsız olarak ayarlıdır. Eğer 1mb’ın üzerinde dosya gönderimine izin vermiyorsanız bunu:
LimitRequestBody 1048576
olarak set edebilirsiniz. Eğer dosya gönderimlerine (upload) izin vermiyorsanız daha da düşük tutabilirsiniz.
Bakılabilecek diğer direktifler ise LimitRequestFields, LimitRequestFieldSize ve LimitRequestLine. Bu direktifler çoğu sunucu için varsayılan olarak makul değerlere ayarlıdır fakat ihtiyaçlarınıza göre değişiklik yapabilirsiniz. Detaylı bilgi için Apache dokümanına göz atın.
16) XML Body boyutunu sınırlamak
Eğer mod_dav kullanıyorsanız bir XML isteğinin gövedesinin maksimum boyutunu sınırlamak isteyebilirsiniz. LimitXMLRequestBody sadece Apache 2′de var ve varsayılan değeri 1 milyon byte (yaklaşık 1mb). Çoğu makalede eğer WebDAV kullanıyor ve büyük dosyalar upload ediliyorsa, bu değeri 0′a set ederek boyut sınırlamasının kaldırılmasından bahsedilir. Fakat sadece kaynak (source) kontrol için kullanıyorsanız bu değeri 10mb gibi bir değerle sınırlayabilirsiniz:
LimitXMLRequestBody 10485760
17) Aynı anda kullanım (concurrency) sınırlaması
Apache aynı anda yapılan istekleri işleme ile ilgili olarak çeşitli konfigürasyon ayarları sunar. MaxClients isteklere hizmet için maksimum olarak kaç child process’in yaratılacağını belirler. Eğer sunucunuzun çok sayıda concurrent isteği karşılayacak kadar hafızası yoksa bu değeri yüksek tutmak isteyebilirsiniz.
MaxSpaceServer, MaxRequestsPerChild ve Apache2 deki ThreadsPerChild, ServerLimit, ve MaxSpareThreads direktifleri de işletim sistemi ve donanımınıza uyacak şekilde ayarlanabilir.
18) Erişimleri IP’ye göre kısıtlama
Eğer sadece belirli bir ağdan veya IP adresinden erişilmesi gereken kaynaklarınız varsa bunu apache konfigürasyonunda ayarlayabilirsiniz. Örneğin intranet’inize sadece 176.16 ağından erişim yapılmasını istiyorsanız:
Order Deny,Allow
Deny from all
Allow from 176.16.0.0/16
veya IP kısıtlaması:
Order Deny,Allow
Deny from all
Allow from 127.0.0.1
19) KeepAlive ayarları
Apache dokümantasyonuna göre HTTP Keep Alive özelliği istemci performansını %50 oranında artırmaktadır. Bu sebeple bu ayarları değiştirirken dikkatli olun, servis kullanımı engelleme saldırısına karşı az bir koruma sağlarken performans’dan önemli ölçüde ödün verebilirsiniz.
KeepAlive varsayılan olarak aktiftir ve açık bırakabilirsiniz, fakat varsayılan olarak 100 olan MaxKeepAliveRequests değerini ve 15′e ayarlı olan KeepAliveTimeout değerini değiştirebilirsiniz.Log dosyalarınızı analiz ederek uygun değerleri bulmaya çalışın.
20) Apache’yi chroot ortamında çalıştırın
chroot programları kendi ayrıştırılmış hapishanelerinde (jail) çalıştırmanızı sağlar. Bu da bir servisin kırılma durumunda sunucudaki diğer şeyleri etkilemesini engeller.
Yukarıda mod_security modülünün kendisinin chroot desteği olduğunu söylemiştim. Bu modül sayesinde aşağıdaki direktifi eklemek yeterli:
SecChrootDir /chroot/apache
Fakat bazı uyarılar da yapılıyor, ayrıntılı bilgi için mod_security dokümanına göz atın.
20 Temmuz 2008 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 26942
YÖNETMELİK
Telekomünikasyon Kurumundan:
ELEKTRONİK HABERLEŞME GÜVENLİĞİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, elektronik haberleşme güvenliğine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, işletmecilerin fiziksel alan güvenliği, veri güvenliği, donanım-yazılım güvenliği ve güvenilirliği ile personel güvenilirliğinin sağlanması için tehditlerden ve/veya zafiyetlerden kaynaklanan risklerin bertaraf edilmesi veya azaltılmasına ilişkin olarak alacakları tedbirlere yönelik usul ve esasları kapsar.
(2) Kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunması, bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 2 ve 4 üncü maddesi ile 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununun 7 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Donanım-yazılım: Elektronik haberleşme altyapısı, bilgisayarlar, veri kaydetmek için kullanılan taşınabilir ve sabit diskler ile bunlarda kullanılan yazılım bileşenlerini,
b) Elektronik haberleşme: Elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesini, gönderilmesini ve alınmasını,
c) Elektronik haberleşme altyapısı: Elektronik haberleşmenin, üzerinden veya aracılığıyla gerçekleştirildiği anahtarlama ekipmanları, donanım ve yazılımlar, terminaller ve hatlar da dahil olmak üzere her türlü şebeke birimlerini,
ç) Elektronik haberleşme hizmeti: Elektronik haberleşme tanımına giren faaliyetlerin bir kısmının veya tamamının hizmet olarak sunulmasını,
d) Elektronik haberleşme şebekesi: Bir veya daha fazla nokta arasında elektronik haberleşmeyi sağlamak için bu noktalar arası bağlantıyı teşkil eden anahtarlama ekipmanları ve hatlar da dahil olmak üzere her türlü iletim sistemleri ağını,
e) Güvenlik hassasiyetli alan: Elektronik haberleşme altyapısının işletmeci kontrolündeki bölümlerini,
f) İşletmeci: Kurum tarafından yapılan bir yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten sermaye şirketini,
g) Kurul: Telekomünikasyon Kurulunu,
ğ) Kurum: Telekomünikasyon Kurumunu,
h) Şifreleme: Veri muhteviyatının, yalnızca yetkili kişi ya da kurumlarca veya haberleşmeyi gerçekleştiren taraflarca bilinmesini sağlamak ve üçüncü şahıslarca elde edilmesini önlemek üzere, söz konusu verinin formunun özel bir şablona göre değiştirilmesini,
ı) Veri: Abone ya da kullanıcının elektronik haberleşme şebekesi üzerindeki konum, zaman, trafik bilgileri ile elektronik haberleşmenin içeriğini,
i) Veri güvenliği: Verinin gizliliği, bütünlüğü ve devamlılığının sağlanmasını
ifade eder.
İlkeler
MADDE 5 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında aşağıda belirtilen temel ilkeler gözetilir:
a) Objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niceliksel ve niteliksel devamlılık, ayrım gözetmeme, düzenlilik, şeffaflık ve kaynakların etkin kullanılması,
b) Tüketici haklarının korunması,
c) Hizmet kalitesinin yükseltilmesi,
ç) Ulusal düzenleme ile ulusal ve/veya uluslararası standartların dikkate alınması.
İKİNCİ BÖLÜM
Elektronik Haberleşme Güvenliği Usul ve Esasları
Tehdit ve zafiyetler
MADDE 6 – (1) Elektronik haberleşmeye ilişkin başlıca tehditler;
a) Yetkisiz olarak veya yetki aşımıyla güvenlik hassasiyetli alana girilmesi,
b) Yetkisiz olarak veya yetki aşımıyla silme, ekleme, değiştirme, geciktirme, başka bir ortama kaydetme veya ifşa etme yoluyla veri gizliliğinin, bütünlüğünün ve/veya devamlılığının bozulması,
c) Donanım-yazılım bileşenlerinin ulusal düzenleme ile ulusal ve/veya uluslararası standartlar uyarınca belirlenen gereklilikleri yerine getirmesinin kısmen veya tamamen engellenmesi,
ç) Deprem, sel, su baskını, yangın gibi doğal afetler ile grev ve lokavt hali,
d) Kullanıcıyı yanıltarak doğru tarafla elektronik haberleşmede bulunduğu izleniminin verilmesi,
e) Elektronik haberleşmenin yasal olmayan bir şekilde izlenmesi ve/veya dinlenmesi,
f) Doğru olmayan bir bilgi üretilerek bu bilginin başka bir taraftan alındığının iddia edilmesi veya başka bir tarafa gönderilmesi,
g) Elektronik haberleşme altyapısının kısmen veya tamamen hizmet veremez hale getirilmesi veya altyapıya ait kaynakların, hizmet sunumunu aksatacak şekilde tüketilmesidir.
(2) Elektronik haberleşmeye ilişkin başlıca zafiyetler;
a) Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel tehditlerin öngörülememesi,
b) Bir sistem veya protokolün tasarımında yapılan yanlışlıklar,
c) Bir sistem veya protokolün kurulumu sırasında oluşan problemler,
ç) Geliştiricilerin hataları,
d) Uygulayıcıların hataları,
e) Sistemin işletimi sırasında oluşan uygunsuzluklar veya yetersizliklerdir.
Fiziksel alan güvenliği
MADDE 7 – (1) Bina içi güvenlik hassasiyetli alanlarda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Giriş ve erişim yetkisi ile bu yetkinin kapsamı işletmeci tarafından önceden tanımlanarak, giriş ve erişim sadece yetkili kişilerle sınırlandırılır.
b) Ziyaretçi giriş ve çıkışlarında gerekli kontroller yapılarak, tarih, saat ve kimlik gibi bilgiler kaydedilerek, her ziyaretçinin sadece izin verilen yerlere girişi ve çıkışı sağlanır.
c) Tüm personel ve personel harici kişiler, kimlik bilgilerini, yetki ve erişim seviyelerini açık bir şekilde görünür kılacak giriş veya kimlik kartı taşır.
ç) Güvenlik hassasiyetli alanlara giriş ve erişim yetkisi, düzenli olarak gözden geçirilerek güncellenir ve gerekli değilse iptal edilir.
(2) Bina dışı güvenlik hassasiyetli alanlarda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Sahada yer alan, elektronik haberleşme altyapısını içeren bina, kule, dolap ve kutu gibi güvenlik riski oluşturabilecek alt yapı bileşenlerine erişim kontrol altında tutulur ve yetkisiz kişilerin kolaylıkla erişim sağlayamayacağı şekilde tesis edilir.
b) Elektronik haberleşme maksatlı kullanılan kule ve saha dolapları, yetkisiz kişilerin müdahale etmesini engellemek amacıyla uyarıcı levhalar ile donatılır.
(3) Güvenlik hassasiyetli alanlarda ilave olarak aşağıdaki tedbirler alınır:
a) Kötü niyetli faaliyetleri engellemek amacıyla planlanmamış çalışmalardan kaçınılır.
b) Ses ve/veya video kayıt cihazlarının güvenlik hassasiyetli alanlara, izinsiz olarak girişini engellemek amacıyla gerekli önlemler alınır.
c) Güvenlik hassasiyetli alanların, tehditlere karşı korunması amacıyla fiziki güvenlik tedbirleri planlanır ve gerekli önlemler alınır.
Personel güvenilirliği
MADDE 8 – (1) Elektronik haberleşme altyapısında istihdam edilen teknik personel, konusunda yeterli mesleki deneyime sahip ya da eğitim almış olmalıdır. Bu personelin görev tanım ve sorumlulukları açıkça belirlenmelidir.
(2) Elektronik haberleşme altyapısında istihdam edilecek personel hakkında adli sicil kaydı belgesi istenir.
(3) Personelin haberleşme gizliliğine, milli güvenliğe ve kamu düzenine aykırı davranışta bulunmaması için her türlü önlem alınarak, işlerin ve hizmetlerin düzenli yürütülmesi sağlanır.
Veri güvenliği
MADDE 9 – (1) Veri güvenliği aşağıdaki hükümler uyarınca sağlanır:
a) Veri erişim yetkisi ve bu yetkinin kapsamı, veri türüne göre önceden belirlenir ve kayıt altına alınır.
b) Yetki sınırları dahilinde erişim sağlanması için kullanılacak teknolojilerin seçimi, işletmecinin tasarrufundadır.
Donanım-yazılım güvenliği ve güvenilirliği
MADDE 10 – (1) Elektronik haberleşme altyapılarında kullanılan donanım-yazılım güvenliği ve güvenilirliği aşağıdaki hükümler uyarınca sağlanır:
a) Donanım-yazılımın ulusal düzenleme ile ulusal ve/veya uluslararası standartlara uygun olması sağlanır.
b) Aynı fiziksel alanda ve/veya farklı fiziksel alanlarda bulunan donanım-yazılım bileşenleri arasındaki iç haberleşmeyi sağlayan kablolu ve/veya kablosuz ağ yönetimi sadece yetkili kişiler tarafından erişilecek şekilde şifrelenir.
c) Donanım-yazılım bileşenleri, herhangi bir güvenlik tehdidinin gerçekleşmesini önlemek üzere kontrol ve izleme altında tutulur.
ç) Donanım-yazılım bileşenlerinin, yasal olmayan elektronik haberleşme dinleme ve/veya izleme tehdidi oluşturacak unsurları içerip içermediğini belirlemek üzere satın alma, kullanım, bakım ve onarım sırasında kontrolleri yapılır. Donanım-yazılım bileşenlerinde bu tür bir unsurun varlığının saptanması durumunda ilgili bileşenin kullanımına son verilir. Bu durum kayıt altına alınarak raporlanır ve oluşan tehdidi bertaraf edecek önlemler ivedilikle alınır.
d) İşletmeci, elektronik haberleşmenin gizliliği, bütünlüğü ve devamlılığının sağlanması için kritik donanım-yazılım bileşenlerinin tespitini yapar. Tespit edilen kritik donanım-yazılım bileşenlerinin yedekli çalışması esastır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşletmecilerin Yükümlülükleri
Elektronik haberleşme güvenliğini sağlama yükümlülüğü
MADDE 11 – (1) İşletmeci, TS ISO/IEC 27001 veya ISO/IEC 27001 standardına uygunluğu sağlamakla yükümlüdür. Yetkilendirilen işletmeciler yetkilendirme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde söz konusu standarda uygunluğu sağlar. Belirtilen süre içerisinde söz konusu standarda uygunluğu sağlayamayan işletmecilere Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde ilave süre verilebilir.
(2) İşletmeci, elektronik haberleşme güvenliği kapsamında, başta 6 ncı maddede belirtilen tehdit ve zafiyetler olmak üzere, kendi teknik ve idarî yapılanmasına göre yılda en az bir kez risk analizi yapar veya bu analizi tarafsız kuruluşlara yaptırır. Bu çerçevede tespit edilen tehdit ve zafiyetlere ilişkin riski değerlendirerek gerekli önlemleri alır.
Kuruma bilgi verme yükümlülüğü
MADDE 12 – (1) Elektronik haberleşme güvenliğine ilişkin rapor her yıl yenilenir ve Şubat ayı sonuna kadar Kuruma gönderilir. Söz konusu rapor;
a) 11 inci madde kapsamında yapılan risk analizinde tespit edilen tehdit ve zafiyetler ile bunların yüksek, orta veya düşük şeklinde tasnifi ile gerçekleşme olasılıkları ve önlemleri,
b) Bir tehdit ve/veya zafiyetin gerçekleşmesi durumunda yürütülecek faaliyetleri ve bu faaliyetlerde görev alacak personel ile bunların yetki ve sorumluluklarının neler olacağını içeren iş akış diyagramları ve acil eylem planlarını,
c) Donanım-yazılım bileşenlerinin kurulumu, kullanımı ve işletimi ile bakım ve onarımı sırasında ortaya çıkan ve raporlanan problem ile uygunsuzlukları
içerir.
Alt yüklenici firmadan sorumlu olma yükümlülüğü
MADDE 13 – (1) Alt yüklenici firma ile çalışılması halinde, alt yüklenici firma tarafından bu Yönetmelik hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda söz konusu ihlalin işletmeci tarafından yapıldığı kabul edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Müeyyideler
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerinin ihlali durumunda; 5/9/2004 tarihli ve 25574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelikte söz konusu ihlale karşılık gelen idari para ceza oranları uygulanır. İdari para cezalarının uygulanması, tahsili, ihlalin tekerrürü gibi durumlarda, söz konusu Yönetmelik hükümleri uygulanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen Yönetmelikte yer almayan; haberleşmenin güvenliğine yönelik tehdit ve zafiyetlere ilişkin gerekli önlemlerin alınmaması ile bina içi ve dışı güvenlik hassasiyetli alanlarda yeterli önlemlerin alınmaması durumunda işletmecinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun % 1 (yüzde bir)’ine kadar idari para cezası uygulanır. Kurul tarafından gerekli görülen durumlarda idari para cezası verilmeden önce, ilgili işletmeciye söz konusu durumun düzeltilmesi için yeterli süre verilebilir.
Standarda uygunluğu sağlama
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yayımlanmasından önce yetkilendirilen işletmeciler, Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde 11 inci maddede belirtilen standarda uygunluğu sağlar. Belirtilen süre içerisinde söz konusu standarda uygunluğu sağlayamayan işletmecilere Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde ilave süre verilebilir.
Yürürlük
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Telekomünikasyon Kurulu Başkanı yürütür.
Broşür tasarımı göründüğü kadar kolay değildir. Ancak bazı incelikleri bilirsek çok basit ve keyiflidir.
Broşür: 1. ?brochure?, tasarımıyla dikkat çekmeyi amaçlayan, marka veya ürün tanıtımı için kullanılan basılı malzeme. 2. fr. Çok az sayfalı küçük kitap, kitapçık.
Girişten de anlaşıldığı gibi konumuz ?broşür?. Tabii ki bu konu üç sayfaya sığdırılabilecek bir konu değil. Bu bakımdan konumuzu birkaç aya yayılmış bir yazı dizisi olarak ele almayı daha uygun buldum. Bu ay temel olarak broşür konseptinden ve tasarımından bahsederken, dikkat etmemiz gereken konulara ve broşürü oluşturan etmenlere değineceğiz.
Broşür aslında tanıtım için çok etkili bir silahtır. Diğer grafik ürünlerden farklı bir yere sahip olan bu küçük dev, kısa vadede çok güçlü bir hatırlatma niteliğine sahiptir. Ancak çabuk elden çıkarılır olması nedeniyle broşürün uzun süreli akılda kalıcı özelliğinden bahsetmek zordur, bu bakımdan uzun vadede hatırlatma özelliği zayıftır diyebiliriz.
Diğer grafik ürünlere göre daha hızlı tüketilen bir tanıtım malzemesi olan broşür, pek çok farklı şekilde hedeflenen kitlenin eline ulaştırılabilir: Örneğin bir gazete aracılığıyla, elden veya posta ile… Kişilere ulaştıktan sonra kısa süreli incelemenin ardından elden çıkarılır.
Broşürün Yapısı
Broşür için genel geçer bir boyut ya da tasarım söz konusu değildir, çok çeşitli boyutlarda tasarlanabilir. Ancak çoğunlukla A4 (21cm x 29.7cm) ebadında tek veya iki kırımlı olarak hazırlanır. Bunun sebebi bu boyutun her gün evimize giren gazete veya dergiler aracılığı ile dağıtılması için ideal formlardan biri olmasıdır diyebiliriz. A4 boyutunda hazırlanmış broşür formatı, her gün sağda solda elimize tutuşturulan, bir şekilde evimize ulaşan ve sürekli karşı karşıya kaldığımız bir formattır. Ancak tekrar belirteyim; broşürlerin genellikle A4 ve türevleri kullanılarak boyutlandırılması, farklı boyutlarda da tasarlanamayacağı anlamına gelmez. Broşürlerin birçok katlama şekli ve farklı boyutları vardır. 4,6,8,12 sayfalı, katlamalı, zımbalı, afiş formatlı (bir tarafı tanıtım, diğer tarafı açıldığı zaman afiş niteliği taşıyan broşürler) vardır. Şimdi genel olarak broşür tasarımı konseptine bir göz atalım.
İlk Durağımız: Kağıt
Basılı grafik ürünlerin temel malzemesi olan kağıdın 40 gramdan 320 grama kadar farklı gramajlara sahip olabileceğini biliyoruz. Tabii ki kağıtların arasındaki tek fark gramaj değil. Farklı dokuda, cinste, mürekkep duyarlılıklarında pek çok çeşit kağıt vardır ve yapılan işi doğrudan etkiler. Bu yüzden broşürü tasarlarken kağıt boyutu kadar gramaj ve renk de, üzerinde titizlikle durulması gereken konulardandır. Bu kriterlerin önemi ,işin tasarım boyutuyla ilgili olduğu kadar baskı tekniği ve maliyet yönüyle de yakından ilgili.
Broşürün özelliklerinden biri de genellikle katlanmış olmasıdır. Bu noktada seçeceğimiz kağıdın gramajı daha çok önem kazaınır. Yüksek gramajlı bir kağıt seçimi, çok katlamalı işlerde iyi sonuçlar vermeyeceği gibi, kalın gramajlı kağıt kullanılan işlerde, fazla sayıda kırım şişmeye neden olur. Bu durum işin geneline, özellikle iç taraftaki baskısına zarar vereceğinden doğru tercih yapmalısınız.
Bu da, çok katlamalı işlerde kalın kağıt kullanmaktan kaçınmamız ve kullanacağımız gramajı, broşürün kaç kırımlı olduğunu hesaba katarak seçmemiz gerektiği anlamına geliyor.
Kağıdın dokusuna da değinecek olursak, dokulu, pütürlü bir yüzeye sahip kağıt üzerine işimizi basarsak, işin fotoğraf, yazı, özellikle fotoğraf kısmında iyi sonuçlar elde edemeyebiliriz. Kağıtta bulunan gereğinden fazla doku, fotoğraf alanlarında kağıdın boyayı emmesini engelleyebileceğinden iyi sonuç vermeyebilir.
Tasarım Süreci
Broşürün tasarım süreci ile ilgili teknik bilgilere kısaca değindikten sonra broşürün tasarımını hazırlarken izleyeceğimiz yolu gözden geçirelim.
Bize gerekli olan bilgiler, işin tanımı dışında, firmanın kurumsal bilgileri olacaktır. Bunlar kurumun logosu, amblemi, firmanın kurumsal fontları, kurumsal renkleri, adres bilgileri vs…
Bu bilgilerin dökümünü neden çıkarmamız gerektiğini şöyle açıklayabiliriz: Kurumun çeşitli işlerinde kullanmış olduğu, kurumu ifade eden belli başlı yazı karakterleri, formları, kullandıkları renkleri vardır. Eğer biz bu bilgileri net olarak edinemezsek, yaptığımız iş üzerinde kurumla ilişiği olmayan birçok yazı karakterinin varlığı, işi genel olarak kurumdan bağımsız bir konuma oturtur. Öte yandan bu durum, kuruma ait olan fontlar dışında bir font kullanamayacağımız anlamına gelmiyor. Burada önemli olan nokta, hazırlanan tasarımın kurumun süregiden kimliği ile taban tabana zıt olmaması gerekliliği. Örneğin, Coca-Cola logosunun altındaki dalgalı yapı bu markanın önemli bir kimlik verisi olarak konumlandırılmıştır. Logo olmaksızın kullanılan bu yapı ve kırmızı beyaz rengi Coca-Cola?yı çağrıştırır. Kullanacağımız her detayın ve rengin başka bir markayı değil, sadece kendi markamızla ve ürünümüzle ilişki içerisinde olmasına dikkat etmemiz gerekmektedir. Tasarımımızı oluştururken bu bilgiler bize kılavuz olacaktır.
Belirlemiş olduğumuz kağıt ebatı, sağ, sol, alt ve üstten marj bıraktıktan sonra kalan yer bizim tasarımımız için kullanacağımız alan olacak (şekil 1-2). Hazırlanacak broşürün tüketileceği kısa süre göz önünde bulundurularak, işin uzunluğunu ve vurgusunu bu doğrultuda yapmalıyız. Bilgilerimizi sıralamak için örneğin dört sayfamız olduğunu varsayalım. İşimiz, ana mesajı, broşür hedef kitlenin eline ulaştığı saniyeden itibaren vermektir. Eğer bilgilere, daha doğrusu iletmek istediğimiz ana konuya hemen ulaşılmasını istiyorsak ve broşürümüz dört sayfalı ise, vurgulamak istediğimiz ana bilginin ilk algılama noktasında olmasına dikkat etmeliyiz. Ancak bu yolla ulaşmak istediğimiz hedef kitlenin tasarladığınız broşürü incelemeden çöpe atmamasını sağlayabiliriz. Bir broşür tasarımı, taze bir elma gibi, önce görünümü ile cezbetmeli, sonra onu alıp yemeye istekli duruma getirmeli. İşe nasıl başlayacağımız ve hangi aşamalardan geçeceğini, aldığımız ön bilgi (brief) doğrultusunda gerçekleştirmemiz doğru olur.
Şimdi kısa bir örnekle anlattıklarımızı toparlayalım: Örneğin bizden broşür tasarımı hazırlamamızı bekleyen müşterimiz bir mobilya üreticisi olsun. Yeni üretmiş olduğu koltuk tasarımını hedef kitlesine tanıtmak ve duyurmak istiyor. Bu doğrultuda bizim yapacağımız ilk iş, işin hangi kapsam içerisinde olduğunu bilmektir. Firmamız, üretmiş olduğu koltuğun yeni bir tasarım olduğunu, ergonomik ve işlevli, sağlık açısından rahat ve renk seçeneklerinin zenginliğini vurgulamak istiyor. Elimizde işlenmesi gereken dört ana başlığımız var. 1-yeni tasarım, 2-ergonomi ve işlevsellik, 3-sağlıklı oluşu, 4- renk seçenekleri. Bu dört ana temanın hepsini aynı oranda ön plana çıkarmak zorunda değiliz. İşi, konuyu nasıl ifade edeceğimizi belirlemeden önce, bröşürümüzün hangi boyutlarda olduğunu belirlememiz gerekiyor. Belirlemiş olduğumuz boyut 21×29.7 santimetre ve çift kırımlı olsun. Elimizde mesajımızı vermek için kullanabileceğimiz dört sayfalık bir alan var. Ürün tanıtımının yanı sıra müşterimiz bu kısıtlı alanımıza ürün fiyatlarını ve taksit koşullarını da girmemizi istiyor. Kısacası bizden ip üzerinde cambazlık yapmamız isteniyor. Elimizde 21×29.7 cm boyutlarında bir alanımız, dolu dolu da bilgilerimiz var. Bizim yapacağımız adımlardan biri bu karmaşayı toparlamak olacak. Hem ürünü hem kitleyi sıkmadan, broşürü nasıl inceleteceğimiz sorununu çözmek durumundayız. Elimizdeki dökümanları şöyle bir sıraladıktan sonra, yapacağımız şey eldeki bilgileri kağıt üzerine doğru yerlerde düzenlemek olacaktır. Düzenlemek sadece eldeki verileri tıkabasa yerleştirmek demek değil. Bu veriler doğrultusunda bir konsept oluşturmamız gerekiyor. Bu, ?yeni? sözcüğü olabilir ve temelimizi bunun üzerine kurabiliriz, ürünün ?yeni renk? seçenekleri bu yolda bize kılavuz olacak. İşin kapsamı bize her zaman bir yol izleme seçeneği sunacaktır.
Bir sonraki yazımda broşürümüzün tasarımını geliştirme konusunda neler yapabileceğimiz ve işimizin baskıya hazırlık aşamaları ile beraber kısaca baskı teknikleri üzerine duracağız.
Küçük bir Hatırlatma: Forma
Kağıt tabakaları genellikle 4,8,16… sayfadan oluşan parçalara bölünür. Bir derginin, kitabın… 4,8,16… sayfalık her parçasına forma dendiğini biliyoruz. Aşağıdaki çizim dört sayfalı bir formadır. Bir forma tek tabaka kağıt üzerine bir defada basılır. Katlama işlemi yapıldıktan sonra kitabı oluşturan parçalardan biri durumuna getirilir. Forma, kullandığınız grafik ürünün sayfa sayısına göre artabilir. Kağıdı bir kez katladığımızda 4 sayfalı (şekil1), iki kez katladığımızda 8 sayfalı forma elde etmiş oluruz. (Şekil 2) Kağıdı daha fazla sayıda katladığımızda çok sayfalı forma elde ederiz.
SÖZLÜKÇE
AMBLEM: İlgili olduğu kuruluşu en öz biçimde anlatan simge.
BRİEF: İş doğrultusunda kurum için yapılacak işin tanımını içeren bilgi.
FONT: Abecenin bir ölçüsünün ve biçeminin tüm çeşitleri.
FORMA: Bir derginin, kitabın…4, 8, 16… sayfalık her bölümüne forma denir.
GRAMAJ: Herhangi bir kağıdın 1 metrekaresinin gram olarak ağırlığına denir.
KIRIM: Basılı grafik ürünlerde katlama yerlerinin belirtildiği alan.
KONSEPT: Yaratıcı reklam fikri
MARJ: Sayfa düzenlemelerinde kağıt üzerinde bırakılan kenar boşlukları.
Merhabalar,
Günümüzde neredeyse tüm graik programları artık optimizasyon desteklemektedir. Peki nedir bu optimizasyon ?
Optimizasyon, bir resim veya graik üzerinde yaptığımız tüm efekt, filtre ve deiğişikliklerin salt biçimdeki dosya boyutunu çeştili araç ve ayarlar ile çok küçük değerlere düşürebilme yöntemidir. Web tasarımı ile uğraşan, arkadaşına internet üzerinden resim göndermek isteyen veya sadece görsel bigli vermesi açısından ihtiyacımız olan fotoğraf, resim ve grafik benzeri her türlü çalışmamızın optimazsyonu hem süre hemde yer açısından bizlere çok büyük faydalar sağlamaktadır.
Optimizasyon farklı şekillerde uygulanabilir. Aşağıda örnekler ile bunları nasıl yapacağımızı açıklmaya çalışacağım.
1. Resim veya Dosya formatının başka formatlara çevrilmesi metodu.
Örnek olarak TIFF uzantılı bir dosya ile GIF uzantılı bir dosya arasında büyük farklar vardır. TIFF uzantılı dosyalar genellikle çok yüksek çözünürlükteki imajlar için kullanırken GIF uzantılı dosyalar web, küçük hareketli resimler ve sadece bilgi vermek amacıyla calıstığımız grafiklerde kullanabiliriz. Herhangi bir grafik programında 100*100 Pixel ve 300 inc dpi lik bir dosyayı TIFF olarak kaydederseniz ~32kB yer kaplarken GIF olarak kaydettiğiniz de ~1Kb yer kapladığını göreceksiniz.
Dosya formatları arasında seçim yaparken mutlaka size en uygun olan formatı seçiniz. Matbaa veya baskıya göndereceğiniz bir resimi GIF olarak kaydetmeniz size hiç hoşunuza gitmeyecek sonuçlar verebilir.
Peki neden GIF ile TIFF arasında bu kadar fark var diyorsanız nedeni TIFF formatında sınırsız renk olması GIF de ise maksimum 256 renk kullanılmasıdır.
Diğer formatlarda bu şekilde incelenebilir. Ağaşıdaki çizelge bize en çok kullanılan formatlrın Kalite ve Boyut sıralamasını vermektedir.
Resimlerde ve fotoğraflarda
TIFF -> JPG -> PNG -> GIFÂ Kalite ve Boyut gittikçe düşer
BMP ler genelikle sıkıştırılmamış graik formatlarıdır ve çok yer tutarlar.
Optimizasyonda en önemli noktalardan biride Vektörel ve Bitmap dediğimiz resim şeklinde hazırlanan dosyaların kullanım yerleridir. Örnek verirsek sadece grafik tabanlı bir çizim kullancaksak ( misal 3 5 renkten oluşan logo vb. tasarımlarda ) imajınızı vektörel formatlarda kaydetmeniz sizin için daha avantajlıdır. Nedeni ise vektörel çizimler formüllere dayanan mantıkta oluşturulur ve sadece çizilen alan bilgi olarak saklanır. Bu sebeple boyutları çok daha küçük ve kaliteside bir o kadar yüksek olur. – Bu konuyla ilgili daha ayrıntılı bir döküman yazacağım şimdilik burada kesiyorum -
1. Resimlerdeki renklerin azaltılması ve yeterli renk paleti seçimi.
Renk paleti bir resmi oluşturan renklerin her birinin indexlendiği tablodur. Bir bakıma o resim içerisindeki kullanılan tüm renklerdir buna tonlamalar da dahildir. Bildinği gibi insan gözü tüm renk geçişlerini ayırt edemez, dakat pek çok resimde gereksiz yere renkler tonlanmakta ve buda dosya boytunu arttırmaktadır. çok iyi oluşturulmuş bir renk plaeti ile hem kaliteli hemde küçük boyutlu dosyalar oluşturabilrisiniz. Bu yüzden optimisazyondan en önemli konualrdan biridir renk paleti.
Örnek olarak 1 milyon renkten oluşan bir resimde en az 100 bin rengi gözümüz algılayamayacaktır. Yani 100 bin rengin tuttuğu alan boşu boşuna hem zaman hemde yer açısından bize zararlı olacaktır. Peki ne yapmamız gerekiyor ?
Renk paletinizi kullanığını programlar vasıtası ile optimize edebilirsiniz. Nerdeyse tamamı yeşil tonlardan oluşan bir resimde diğer renklerin tonlarının olması pek gerekmeyen bi durumdur ( çok özel durumlar hariç ) bu sepeble resminizin renk kalitesini de bozmadan renk paletinizden kendinizin veya programınızn belirleyeceği gereksiz renkleri çıkarabilrisiniz.
3. Gereksiz Efekt ve Renk kullanımlarından kaçınmak.
Bir çok tasarımla uğraşan inslar bilri ki genelde logo ve benzeri tasarımlarda en fazla 4 veya ekstra 2 renk kullanılır. Amaç ise hem maliyeti düşürmek hemde tasarıma bir çizgi kazandırmaktır. Kendi logosunu yapmak isteyen pek çok kişi ise basit bir yazıda bie onalrca renklendirme efekt vb etkiler kullanarak hem logoyu logo olmaktan çıkarmakta hemde dosya boyutlarında devasa büyüklüklere ulaşmaktadır.
Eğer çok özel biri durum gerektirmiyorsa mutlaka en az renkle ve uygun tonlarla çalışınız. Unutmayın bir web sayfsaında yüzlerce imaj bir araya geldiğinde o sitenin açılmasını ve yüklenmesini uzatacaktır ki bu istenmeyen bir durumdur.
Misal optimize edilmemiş 10 adet grafik dosyası 1 er mb dan 10 mb yaparken optimizasyonla bu 1 mb kadar dusebilir.
— Bölüm 1 Son —-
1- Bir çalışmaya başlamanız için size en çok lazım olacak paletler sırasıyla;
Tools Paleti: Araçlar anlamına gelir. Sol tarafta bulunan ve çalışmanız üzerinde değişiklikler yapmanıza yarayan her türlü araca sahiptir. Köşesinde minik okları olan butonlara 3 saniye kadar basılı tuttuğunuzda ek fonksiyonlar çıktığını görürsünüz.
Layer Paleti: Katman anlamına gelir. Çalışmanıza sonradan eklediğiniz yada o anki çalışmanızdan seçim yapıp kopyalayıp yapıştırdığınız her nesne yeni bir layeri oluşturur. Bunlar dışında aynı paletin alt tarafında bulunan butonlardan “new layer” isimli olanına bastığınızda yeni boş bir layer oluşur. İstediğiniz işlemleri yapabilirsiniz. Unutmamanız gereken birşey varsa oda, ne işlem yaparsanız yapın o an seçili olan layerda değişiklik yapmış olursunuz. Default olarak bu palet, hemen yanıbaşında channels ve paths paletlerini de getirir. Bunlar ileri düzey bilgi gerektirir yeri geldiği zaman öğrenirsiniz.
History Paleti: Geçmiş anlamına gelir. Yaptığınız her işlem burada listelenir. Ctrl+z tuşu ile son işlemi geri alırsınız. Ctrl+alt+z tuşlarıyla birden fazla geri gidebilirsiniz. Tuşlarla uğraşmak yerine bu kısımdan da topluca geri alabilirsiniz. Bu palet beraberinde actions paletinide getirir. Anlamı “hareketler” demektir. Burada bulunan dosyalar sayesinde birçok işlemi otomatik yaptırmanız mümkün. Ayrıca kendinizde action oluşturarak rutin işlerinizi hızlandırabilirsiniz.
2- Herşeyden önce, programda default olarak sol tarafta bulunan tools paletindeki butonlara basınca çıkan araçların ne işe yaradığını anlamaya çalışın. Ayrıca butonların her birinin detaylı ayarı, üst tarafta menünün hemen altındaki barda çıkar. Kalınlık, incelik, opacity (Şeffaflık), akıcılık (flow), büyüklük küçüklük gibi her aracın kendine özgü ayarları mevcuttur.Yeni başlayanların ilk bakacağı yer burası olmalıdır. (Tıklayın)
3- Layer paletinin mantığını anlamaya çalışın. Bu palet için özel bir adres bilmiyorum. Belki ilk verdiğim adreste o konuda da bilgi vardır incelemedim. Deneme yanılma denen yöntemden zarar gelmez ve sık sık denemenizi öneriyorum.
İpucu: Program paletlerinde, mouse ile basılabilen her yerde bir açıklama çıkar. Yeterki mouse ile butonun üzerine gidin ve basmadan bir süre bekleyin. Bilmediğiniz kelimeler için sözlüğe bakın. Tabi türkçe sürüm kullanmıyorsanız..
4- Programa yeni başlayan arkadaşların en çok düştüğü hatalardan biri de, yapmak istediği işlem için plug-in arayışına girmesidir. Size tavsiyem programın inceliklerini öğrenin, basit işlemleri yapın. Zamanla öğrendikçe ve ortaya birşeyler çıktıkça zevk aldığınızı göreceksiniz. Sabrınızı sonuna kadar zorladığınız halde yapamazsanız böyle arayışlara girmeniz normaldir ve piyasada varsa edinebilirsiniz. Aşırı plug-in ve brush yüklemek, programın ağır açılmasına ve ağır çalışmasına da sebep olur.
5- Üst taraftaki menülerin içeriğinde bulunan araçlara ise zamanla işiniz düşebilir. Bunları tek tek anlatmak oldukça zor ve uzun sürer. Size tavsiyem 6. hissinizi kullanın Yapmak istediğiniz hamle ile ilgili olan araç hangi menü altında bulunabilir? Menüdeki kelimelerin anlamlarını çözdüğünüzde, daha sonra aradığınız şeyi o menü altında rahatlıkla bulursunuz. Alakasız bir dizayn yok yani.
6- Araçların ve diğer paletlerin ne işlere yaradığı konusunu büyük ölçüde geride bıraktığınıza inanıyorsanız, artık denemeler yapabilirsiniz. Yani “şöyle bir çalışma yapmak istiyorum” dersiniz ve o işe girişirsiniz. Yeter ki başlayın. Takıldığınız zaman internette bir aramaya çıkın. Photoshop’tan daha fazla kaynak bulunabilecek bir program olduğunu sanmıyorum. Sadece ingilizce değil türkçe olarakta çok sayıda kaynak mevcut. Bu sitedeki dersleri söylememe gerek yok sanırım. Ama yetmemişse buyrun başka bir türkçe kaynak daha Son olarak;
- Unutmayın ki programlar bize hizmet etmek için tasarlanmıştır. Programı açıp, arayüzünden korkup geri kapatmak yerine, üstüne gidin ve onu hackleyin
– Türkçe dersler yetersiz kaldıysa, ingilizce derslere, forumlara vs. girmekten korkmayın. Neticede büyük çoğunluğu resimli ve sade bir dille anlatıyor. Önemli olan yazıların arasında, resme müdahale edilen aracın veya menünün adını yakalamak.
Çözülemez program yoktur tembellik vardır. Bizler bunları öğrenemiyorsak bir düşünelim elalem bu programları oturup nasıl yazmış?
Alıntıdır yazan arkadaşa sonsuz teşekkürler bir sitede bilgi paylaşmak amacıyla yayınladığı için bende yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istedim
Adobe Systems günümüzde kullanılan dijital video resimlerin kalitesinin daha iyi olabileceğini düşünerek yeni bir çalışma başlattı. Bu aynı zamanda video kliplerdeki ses kaltesinin geliştirilebilmesi adına bir arayışa da zemin hazırlayacak.
Las Vegas’ta bu hafta düzenlenen Association of Broadcasters (NAB) Show 2008′de Adobe, daha yüksek resim kalitesine sahip dosya formatları hakkında yapılacak geliştirme girişimlerinin duyurusunu yapacak.
CinemaDNG diye adlandırılan çalışma daha önceleri yine Adobe tarafından geliştirilen ve DNG (Digital Negative) diye bilinen ham dijital resim formatının bir sonraki adımı. Şirket, kamera üreticileri veya yazılım geliştiriciler gibi sektördeki diğer bölümlerle birlikte hareket ediyor. Yıl içerisinde çıkması beklenen yeniliğin alanında bir standart oluşturması amaç edinildi.
Yeni dosya formatını destekleyecek ekipmanın karmaşık yapıda ve pahalı oluşu nedeniyle, gelişmeyle daha çok film yapımcıları ilgileniyor.
After Effects ve Premiere Pro gibi video düzenleme yazılımlarının çıkacak ileri sürümleri de yeni formatı destekleyecek.
Videodan metine
Bunun yanında bir diğer heyecan verici gelişmede de videolarda kullanılan seslerin metin olarak tanınabilmesine imkan tanıyacak. Yazılım, video düzenleyicilere kliplerin belirli bölümlerini metin olarak tanınmasına olanak sağlarken, izleyiciler videonun içerisindeki bölümlere metin arama suretiyle daha hızlıca ulaşabilecekler.
bu örnekte siyah saçı kızıl renge boyama işlemi yapacağız.
orjinal resim olark bunu kullanabilirsiniz

1. ilk olarak layer palette’ deki (yarısı beyaz yarısı siyah daire)
“create new adjustment layer” butonuna tıklıyoruz.

burada açılan menüden “color balance” ı seçiyoruz. ve aşağıdaki değerleri aynen giriyoruz.

2. resmimiz bunları uyguladıktan sonra kırmızı bir görünüm alacak.
bundan sonra “foreground color” ‘ı siyah yapıyoruz.

bunu yapınca resimdeki kırmızılık gidecektir.
3. daha sonra “foreground color” tekrar beyaz yapıyoruz ve sonra “brush
tool” seçip saçı boyamaya başlıyoruz.

4. boyama işlemimiz bitince “layer palatte” deki blending ayarını
normal’den color’a getiriyoruz. en son olarak da opacity değerini resim
daha gerçekçi gözükene kadar düşürüyoruz(yapıp yapmamak size kalmış).

